Yolculuk Neden Susatır?

Katılım
1 yıl 26 gün
Mesajlar
226
Tepkime puanı
153

Uçak Yolculuğu

Uçaklarda kabine sürekli olarak taze oksijen verilmesi gerekir. Aksi takdirde kabindeki oksijen, kısa sürede tükenir ve yolcuların soluyabilecekleri hava kalmaz. Bu nedenle uçağın hava dolaşım sistemi dışarıdan solunabilir hava alırken aynı anda içerideki havayı dışarıya atar. Ancak 10 bin metre yükseklikteki hava son derece kurudur. Bu irtifadaki havanın nem oranı %20 ila %10 arasında değişir. Çoğu insanın alışkın olduğu nem seviyesi ise %30 ila %60 arasındadır. Buna ilave olarak bazı insanlar, hava yolcuğunu stresli buldukları için normalden daha fazla terler yani vücutları normalden daha fazla su kaybeder.

Bulunduğumuz ortamın nem oranı düşükse burnumuz, gözlerimiz, ağzımız ve boğazımızdaki su molekülleri buharlaşma nedeniyle kurur. Bu nedenle uçağa binerken vücudumuzun su seviyesinde hiçbir sıkıntı olmasa dahi uçak yolculuğu süresi 2 saati geçtiğinde, vücudumuzdaki su dengesi bozulmaya başlar.

Bunun da ötesinde havanın kuruluğu vücudumuzun başa çıkması gereken ikinci bir etkiye yol açar. Boğaz ve burnumuzdaki nem oranı düştüğünde vücudumuz patojenlerle (hastalığa sebep olabilecek her tür madde) mücadelede zayıf düşer çünkü nem kaybı, patojenleri yakalayan ve vücuda girişine engel olan sistemin bozulması anlamına gelir. İşte bu nedenle uçaktaki hava sirküle edilerek temizlense de uçak yolculuğu hastalık eğilimini yükseltir.

Kara Yolculuğu

Uçak yolculuklarında dehidrasyon bilinen ve kolay fark edilen bir durumdur ancak araba yolculukları için aynı şeyi söyleyemeyiz. Uzun bir araba yolculuğu bilhassa yaz aylarında yapıldıysa daha fazla terlemeye neden olur. Araçta klima kullanılması durumunda terlemenin yol açtığı ıslaklık vücudu daha hızlı terk eder ve bu da vücudumuzun terleme eğilimini artırır. Bunun yanı sıra uzun saatler aynı koltukta oturduğumuz için vücudumuzun koltuğa temas eden bölgelerinin sıvı kaybı artar. Sonuç olarak normal su kaybı, bu faktörlerin de etkisiyle artar ancak çoğumuz bunu fark etmeyiz.

Bedenin susuz kalmasının tıpkı alkollü araba kullanmak kadar olumsuz etkileri olduğu yönünde bulgular elde eden çalışmalar vardır. Vücudun susuz kalması reflekslerin yavaşlamasına, bulanık görmeye, baş dönmesine ve gözlerin odaklanmasında bozulmalara neden olabilmektedir. Bütün bunlar 10 saat süren bir yolculuğu son derece riskli kılar.

Önlemler

  • Uzun otomobil yolculuklarda her birkaç saatte bir iki bardak su içmek, elektrolit bakımından zengin içecekler tüketmek vücudun susuz kalmasını önler.
  • Daha az tuzlu ve baharatlı yiyecekler tüketmek,
  • Cips gibi kuru atıştırmalıklar yerine meyve gibi daha fazla su ihtiva eden seçenekleri tercih etmek,
  • Alkollü içeceklerden uzak durmak,
  • Vücut ısısına dikkat etmek, seyahat için uygun hafif ve havanın ısısına göre çıkarılabilecek katmanlı giysiler giymek,
  • Gözler için suni gözyaşı, tükürük üretimini teşvik etmek için nane şekeri tüketmek vb. önlemler yolculuğu daha konforlu ve daha güvenli hale getirir.
Hepsinden önemlisi vücudun sinyallerine karşı hassas olmaktır. Başınız dönüyor, kafanız karışıyor ve vücudunuzda başka bazı rahatsızlıkların hasıl olduğunu hissediyorsanız yaptığınız şeyi hemen bırakıp biraz su için. Üstelik bir de otomobil kullanıyorsanız bir mola verip biraz sıvı almayı sakın ihmal etmeyin.
 
Katılım
1 yıl 13 gün
Mesajlar
641
Tepkime puanı
202
Neden kulağı tıkar deseydik iyidi... Yutkununca kulak açıkıyorda kfkdnf
 
Katılım
1 yıl 16 gün
Mesajlar
302
Tepkime puanı
103
Bende susamam
 

Benzer konular

Geri
Üst Alt